OPERASYONEL MÜKEMMELLİK

Sürekli iyileştirme hikayeleri

Geçmişten sürekli iyileştirme hikayeleri, bugün bildiğimiz birçok iyileştirme aracının nasıl ortaya çıktığını ve çok uzun yıllardır kullandığımız araçlar olduğunu gözler önüne seriyor.

İlk gerçek iş etüdü

Sürekli iyileştirme otomotiv endüstrisinde mi doğdu? Bütün metotlar ilk defa orada geliştirilerek mi uygulandı?

İlk gerçek iş etüdünü Peronnet (Cenevreli Mühendis, 1760) toplu iğne üretimi ile ilgili yapmıştır.

Peronnet – İş etüdü (Toplu iğne üretimi)

Peronnet, böylece maliyetleri önemli ölçüde düşürdü. Böylelikle toplu iğne fiyatını da, herkes tarafından alınabilir hale getirdi.  

İş ve metot etüdü yaparak, bir metodoloji izlenerek iyileştirme yapmak çok eski zamanlardan beri uygulanan bir yöntem. Tabi ki o dönemden günümüze artık çok daha fazla araç ve metot oluştu. 

Sürekli iyileştirme – Standartlaştırma

Standartlaştırma ne kadar eski bir kavram? Endüstri 4.0 ve dijitalleşme için ne kadar hazırız?

Frederick Taylor, 1900’lerde Bethlehem Steel Works’te ustabaşı olarak çalışıyordu. Taylor, çalışanların daha az zamanda daha fazlası üretim yapabilmeleri üzerine çalıştı. Bu nedenle neler yapabileceklerini bulabilmek için gözlem yaptı. Fabrikada kömür kürekleme operasyonunu analiz etti ve birkaç çalışanın evden farklı boyutlarda kürekler getirdiğini fark etti. En iyi boyuttaki küreğin yaklaşık yirmi pound ağırlığındaki bir kürek olduğunu gözlemledi. 

Taylor – standartlaştırma (kömür kürekleme operasyonu)

Sonuç olarak, tüm çalışanlara aynı büyüklükte kürek verilmesini sağladı. Bunun yanında daha fazla kömür kürekleyebilen çalışanlar için ücret teşvikleri sağladı. Böylelikle firma üretimini önemli ölçüde artırdı.

Taylor, daha üretken bir organizasyon yaratmak için birkaç adımın atılması gerektiğine inanıyordu. Bu adımları şöyle tanımlamıştı:

Taylor, bu bilimsel adımları kullanarak organizasyonların verimlilik kazandığına inanıyordu.

Gördüğümüz gibi 1900’lü yıllardan beri işin standardizasyonu, çalışacak kişilerin seçimi ve eğitimi gibi konularla ilgili ne yapılması gerektiği aşikar. O günden bugüne çok da değişen bir şey yok. Uygulayan ve uygulamayan firmalar arasında farklar var, biz de bugün bunlara tanık oluyoruz.

Frederick Taylor’un “Bilimsel Yönetim İlkeleri”ni yayımlamasının üstünden 108 yıl geçti. Hala bu ilkelerden yoksun çalışan birçok firma var. Bu firmalar yokmuş gibi, bir taraftan da ülkede Endüstri 4.0 ve dijitalleşmeden bahsediyoruz.

Endüstri 4.0 ve dijitalleşmeden bahsetmeden önce:

Değişkenliğin azaltılması: İstatistiksel süreç kontrolü

Walter A.Shewhart, “atanabilir neden” ve “şans eseri neden” değişkeni olarak adlandırdığı iki değişken kategorisi tanımladı. Diğerleri bu iki kategoriye sırasıyla “özel neden” ve “ortak neden” değişkeni adını verir. Kontrol tablosunu, ikisi arasında ayrım yapmak için bir araç olarak tasarladı. Shewhart’ın değişkenler ve nitelikler için önerdiği çeşitli kontrol çizelgeleri var. 

Shewhart, israfı azaltmak ve kaliteyi iyileştirmek için bir süreci istatistiksel bir kontrol durumuna getirmenin ve kontrol altında tutmanın gerekli olduğunu anlattı.

Shewhart, “istatistiksel kalite kontrolünün babası” olarak anılır. 

50 yılı aşkın bir süredir klinik laboratuvarlar Shewhart’ın fikirlerini benimsemiştir. İstatistiksel süreç kontrolünü klinik laboratuvar kalite kontrolü ve yeterlilik testi için standart işletim prosedürlerine dahil etmiştir. Daha yakın zamanlarda, diğer endüstriler Shewhart’ın istatistiksel süreç kontrolü araçlarını yeniden keşfetti. Motorola, “Altı Sigma” olarak adlandırılan istatistiksel süreç kontrolüne dayalı kalite iyileştirme felsefesini geliştirdi. 1988’de Motorola, ABD Baldrige Ulusal Kalite Ödülü’nü kazandı. Altı sigma konseptini kamuoyunun dikkatine sundu. Diğer birçok kuruluş altı sigma kullanmaya başladı. Jack Welch’in liderliğindeki General Electric, altı sigma yöntemini popüler hale getirdi.

Değişkenliğin nedenlerini belirlemek için kullanabileceğiniz araçları bloğumuzdaki aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Değişkenlik nedenlerini belirlemek

Sürekli iyileştirme – Değişkenlik

“Yönetimdeki ve liderlikteki temel sorun…değişkenlik içindeki bilgiyi anlamadaki başarısızlıktır.”

Deming

Konumuz tarihten, yine değişkenlik!

Deming, olayların neden tahmin edildiği gibi gerçekleşmediği ile ilgilendi. Tüm sistemler (ekipman, süreç veya insanlar olsun) değişkenliğe sahiptir. Ancak yöneticilerin özel ve yaygın değişkenlik nedenleri arasında ayrım yapabilmelerinin gerekli olduğunu savundu.

Bir değişkenlik teorisi geliştirdi : (Değişkenlik : Özel ve ortak)

Değişkenlik – Sürekli iyileştirme

Sistem kurmazsak her gün değişkenliklerle uğraştığımız birbirine benzer günlerin peşinde koşmaya devam ediyoruz.

Yeter ki zaman ve emek harcayalım, her zaman her sektörde sürekli iyileştirme yapmak mümkün. Otomotivde her şeyin standart ve daha iyi olduğu algısı var. Otomotivde olanlar, buraya gelinceye kadar tarihteki bu araçları kullanmanın ve emek harcamanın sonucu.

“Otomotivde her şey nasıl standart oluyor?” videomuza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:


Bizi Instagram’dan takip edebilirsiniz, her yeni yayından, eğitimden ve uygulamadan haberdar olursunuz.

https://www.instagram.com/yalindunya/

Kaynaklar:

https://www.encyclopedia.com/people/social-sciences-and-law/business-leaders/william-edwards-deming
https://www.jstor.org/stable/132975?origin=crossref

Exit mobile version