İçeriğe geç

Tarımda Yalın Yönetim Uygulanırsa

Tarımda Yalın Yönetim uygulanırsa.

“İyileşme inanılmazdı!” Bu sözler, şaşkınlığını gizleyemeyen bir çiftçiye ait. Bu şaşkınlığın kaynağı, silikon vadisinden çıkmış bir tarım teknolojisi değildi. Ama bir otomobil fabrikasının üretim bandındaki ilkelerin asırlık bir pirinç tarlasına uygulanmasıydı. Üretim verimliliğinin küresel ustası Toyota ile geleneksel bir Japon pirinç çiftliği olan Nabehachi Nousan arasındaki bu beklenmedik iş birliği: İki farklı dünyanın çarpışmasından çok daha fazlasıydı.

Başlangıçta şüpheyle karşılanan bu ortaklık, iş, verimlilik ve insan potansiyeli hakkında şaşırtıcı ve ezber bozan dersler ortaya çıkardı. Yalın Yönetim ilkeleri bir pirinç tarlasına uygulandığında, sonuçlar sadece daha hızlı süreçler veya daha az israf değildi. Aynı zamanda çiftliğin çalışma şeklini, liderliğin vizyonunu ve geleceğe bakış açısını temelden değiştirdi. Bu deneyden çıkan en etkili ve şaşırtıcı çıkarımları sizinle paylaşacağız.

1: En “Hızlı” İşçi Aslında Verimsizliğin Ölçütüydü

Çiftlikte ilk başta, tarlayı daha hızlı süren işçilerin en verimli olduğu varsayılıyordu. Bir kişi aynı işi 10 dakikada tamamlarken, bir başkasının bitirmesi 40 dakika sürüyordu. Mantıken, hızlı olanın daha iyi olduğu düşünülüyordu. Ancak, tüm iş süreçlerini standart hale getiren bir kılavuz oluşturulduğunda, sezgilere aykırı bir gerçek ortaya çıktı. “Hızlı” çalışanlar aslında işin kolayına kaçıyor, adımları atlıyordu. Daha yavaş çalışanlar ise işi doğru ve eksiksiz bir şekilde yapıyorlardı.

Başkan Yagi’nin de belirttiği gibi, bu durum verimlilik hakkındaki temel varsayımları tamamen değiştirdi:

“Başta, ‘Neden eşitleyelim ki? Bırakalım insanlar işleri kendi bildikleri gibi yapsın!’ diye düşünmüştüm. Ama kılavuzu hazırladığımızda, hızlı olanların aslında işin kolayına kaçtığını gördük. Yavaş olanların ise doğru ölçüt olduğu ortaya çıktı.”

Bu keşif, Toyota Üretim Sistemi’nin temel bir ilkesini ortaya koydu. Gerçek verimlilik, kaliteyi garanti eden standartlaştırılmış, tekrarlanabilir bir süreç yaratmakla ilgili. “Yavaş” olan işçiler standardın ta kendisiydi.

2: En Güçlü Değişiklikler Şaşırtıcı Derecede Basitti

Toyota’nın karmaşık, yüksek teknolojili çözümler getireceği beklentisi vardı. Aksine, en büyük etkiyi yaratan değişikliklerin çoğu şok edici derecede basit ve görseldi. Bu küçük iyileştirme adımları, devasa sonuçlar doğurdu. İşte iki çarpıcı örnek:

• Kürek Sorunu: Çiftlikte kürekler dağınık bir şekilde duruyordu. Bu nedenle çalışanlar sık sık kürek aramak için zaman kaybediyordu. Çözüm inanılmaz derecede basitti. Her küreğe bir numara verildi ve hepsi için belirlenmiş bir depolama alanı oluşturuldu. Bu basit düzenleme, “zaman kaybını anında ortadan kaldırdı.”

• Beyaz Çizgiler: O dönemde başkan olan Toyoda’nın kendisi, yere beyaz çizgiler çizilmesini önerdi. Toyota fabrikalarında yaygın olarak görülen bu çizgiler, kamyonların doğru pozisyonda durmasını kolaylaştırarak boşaltma sürecini daha sorunsuz ve verimli hale getirdi.

Bu değişiklikler düzeni sağladı. Aynı zamanda Toyota’nın temel bir prensibi olan “görselleştirmeyi” hayata geçirdi. Beyaz çizgiler ve numaralı kürekler, sistemin kendi kendine “konuşmasını” sağladı. Bilişsel yükü azalttı ve doğru eylemi en sezgisel seçenek haline getirdi.

3: İsrafı Azaltmak Tesadüfen Yeni İş Kolları Yarattı

Verimliliğin en önemli ilkelerinden biri israfı ortadan kaldırmaktır. Çiftlik, ihtiyacından çok daha fazla, yaklaşık 30.000 fide üretiyor ve fazlasını atıyordu. Bu, açık bir kaynak ve emek israfıydı. Toyota ekibiyle yapılan dikkatli bir analizden sonra, fide üretimi yarı yarıya azaltılarak 15.000’e düşürüldü.

Bu kararın sonucu dönüştürücü oldu. Sadece israf azalmadı. Aynı zamanda serada değerli bir alan boşaldı. Bu yeni alan, başka mahsuller yetiştirmek için kullanıldı. Bu şekilde çiftlik için tamamen yeni bir gelir kaynağı yarattı. Böylece çiftlik, hem çevresel hem de finansal olarak daha sürdürülebilir bir hale geldi. Bu örnek, gerçek verimliliğin sadece maliyetleri düşürmekle ilgili olmadığını gösteriyor. Bununla birlikte kilitli kalmış potansiyeli ve yeni fırsatları ortaya çıkarmakla ilgili olduğunu gösteriyor.

4: Verimlilik, Lideri Bir Vizyonere Dönüştürdü

Kaizen iyileştirmelerinin en derin etkilerinden biri, çiftliğin başkanı Kiharu Yagi üzerindeki insani etkisiydi. Kurutma işlemi gibi süreçlerde çalışma süresi 1.750 saatten 800 saate düştü. Bu şekilde Yagi artık günlük operasyonların koşuşturmacasına hapsolmaktan kurtuldu. Gündelik işlerin tiranlığından özgürleşen Yagi, nihayet gözlerini ufka çevirip “pirinç neden bu kadar ucuz?” gibi temel bir hayal kırıklığıyla yüzleşebildi. Bu sorgulama, onu doğrudan bir sonraki adıma götürdü. Ürettiği pirincin değerini kendisi yakalamak için kendi onigiri (pirinç topu) dükkanını açtı. Bununla da kalmadı, internet üzerinden pirinçten elde edilen kozmetik ürünleri satmaya başladı. Bu verimlilik artışının kişisel bir faydası da oldu. “Başkan Yagi’nin artık torunlarıyla geçirecek daha fazla zamanı var.”

5: İyileştirme “Yaşayan Bir Canlıdır”

Toyota’nın müdahalesi sadece süreçleri değil, aynı zamanda çiftliğin kültürünü ve felsefesini de değiştirdi. “İsraf” ve “güvenlik” gibi kavramlar, çalışanlar arasında günlük konuşmaların doğal bir parçası haline geldi. Örneğin, bir traktör kazası haberi duyulduğunda, kask takmayı ilk önerenler, çalışanların kendisi oldu. Hem de bunu “diğer çiftçilerin Nabehachi’nin kask takan çalışanlarıyla alay edebilecek olmasına” rağmen önerdiler. Bu, değişimin ne kadar köklü olduğunun ve güvenliğin her şeyden önde geldiğine dair ortak bir inancın kanıtıydı.

Bu kültürel dönüşümün kalıcılığı konusunda Başkan Yagi, bir Toyota çalışanının sözlerinden çok etkilendiğini belirtiyor. Bu söz, iyileştirme felsefesinin özünü yakalayan güçlü bir metafor sunuyor:

“…kaizen yaşayan bir canlı gibidir; onu hayatta tutmak için çaba göstermeniz gerekir.”

Bu metafor, sürekli iyileştirmenin sürekli beslenmesi gereken bir zihniyet olduğunu vurguluyor. Başkan Yagi’nin bu felsefeyi ne kadar benimsediğini gösteren coşkulu ve esprili yanıtı ise her şeyi özetliyor: “Ne saçmalık!” diyor Yagi. “Elbette devam edeceğiz!” diye ekliyor.

İyileştirmeyi sadece israfları ortadan kaldırarak değil, teknolojiyi kullanarak toprağı daha verimli kullanmayı düşünerek de yönetiyorlar.

Pirinç tarlalarına bindirilen renkler, şu anda geliştirilmekte olan bir toprak sensörü teknolojisiyle üretiliyor. Toyota’nın toprak sensörü, toprağı ışığa maruz bırakıp yansımayı okuyarak toprağın bileşimini belirleyebiliyor.


Geliştiriciler, bu toprak analizine dayanarak gübre uygulamasını optimize ediyor. Böylece hem ürün verimini artırmayı hem de aşırı gübre kullanımının çevresel etkilerini azaltmayı hedefliyor.
Başkan Yagi’nin gözleri, “sihirli” bir çözüm olarak gördüğü şey karşısında parlıyor.

Sonuç: Dünyanızın Hangi Parçası Yeni Bir Bakış Açısına İhtiyaç Duyuyor?

Nabehachi Nousan çiftliğinin hikayesi, sürekli iyileştirme ilkelerinin sadece fabrikalarla sınırlı olmadığını gösteriyor. Çiftçilikten kendi günlük hayatımıza kadar her alanda “inanılmaz” sonuçlar getirebileceğini kanıtlıyor. Bazen en köklü sorunların çözümü, en basit fikirlerde gizli.

Nesillerdir dokunulmamış bir pirinç tarlası bile bu kadar basit fikirlerle dönüştürülebildiyse, sizin işinizde veya hayatınızda ‘asla değişmez’ dediğiniz hangi kutsal süreç, aslında yeni bir bakış açısı bekliyor?

Yalın Yönetimin farklı sektörlerde, firmalarda uygulanışı ile ilgili diğer yazılarımıza da göz atmak isterseniz:

Sağlık Sektörü: Virginia Mason

Mercedes Benz Yalın Dönüşüm

Caterpillar’ın Yalın Dönüşümü

Boeing ve Airbus Yalın Çalışmaları

Kaynak: https://toyotatimes.jp/en/series/beyondmobility/008.html#anchorTitles


OPERASYONEL MÜKEMMELLİK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

OPERASYONEL MÜKEMMELLİK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

OPERASYONEL MÜKEMMELLİK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin